Basmacı; Tüm dünya her şeyi bıraktı, Türkiye'yi konuşuyor. Hani bir Türk dünyaya bedel mi? Sanmıyorum, böyle konuştuklarını. 'İngilizleri tanrı sanırdık Mustafa Kemal Atatürk onları yenmeden önce' diye mi? Sanmıyorum. Ya da 'sanayi devriminde böyle giderlerse bizi geçerler' diye mi? Sanmıyorum. Bütün dünya maalesef 'Türkiye'de hangi bakan rüşvet yedi',  'hangi bürokrat onun önüne yattı', 'paralar Man'dan geldi mi Van'a mı gitti', 'Cibuti'ye niye liman kuruyoruz?' bunu konuşuyor. Neyse, konumuz bütçe, ekonomi.

Dolaylı olarak yüzde 72 vergi alınan, dolaysız olarak direk bazılarına verilen bir vergi düzeninde olan ülkeyiz. Bakanlıkların bütçelerini vergiden düşersek acaba yük azalır mı?

Mesela Milli Eğitim Bakanlığı. Zaten müfredat berbat, çocuklar elementleri 'GORA' filminden, Osmanlıyı 'Hürrem Sultan' dizisinden, Türk tarihini 'Diriliş' dizisinden öğrenirlerse sıkıntı yok. Atanamayan öğretmenler hepsi iş buldu. Taşeron oldu, simitçi oldu. Onlar işini halletti. Zaten teknik olarak Milli Eğitim Bakanlığının bir yetkisi yok ki. Akşamdan sabaha TEOG falan değişebiliyor. Yani Milli Eğitim Bakanlığının bütçesini vergiden düşersek bir miktar işe yarar.

KADINA ŞİDDET YÜZDE BİNDÖRTYÜZ, FUHUŞ YÜZDE YEDİYÜZ DOKSAN ARTMIŞ.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bakalım. Kadına şiddet yüzde bin dört yüz artmış, fuhuş yüzde yedi yüz doksan. Zaten kadın istihdamı düşmüş. Kadın programları var sağlığı, yemeği falan oradan öğrenirler, evlenme programları var. Boşanmak kolay, bir SMS attın mı bitti. Ne gerek var bu bakanlığa bütçe ayırıyoruz?

Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı. Saman, buğday, meyve, pamuk ithal. Samanı ithal edip bunu yedirecek hayvanımız olmadığı için onlar da elimizde kalıyor. Et de ithal. Bütçesini düşmeyelim vergi de kalsın, adını değiştirelim. Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yerine İthalat Bakanlığı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı. Çevre dediğiniz üç beş ağaç, bir göl. Ağaçları kesiyorsunuz, gölleri doldurdunuz çoktan beton oldu. Şehirciliğe hiç takılmayın bütün yetkilerini rantsal dönüşümden Belediyeye devrederiz. Belediyeye devrettik ya kolay. Canımız istemediğine kayyum atarız, beğenmediğimizi de istifa ettiririz. Çevre ve Şehircilik Bakanının bütçesini de vergiden düşelim ki insanlar rahat etsin.

KONUŞANI, DÜŞENİ, YAZANI HEPSİNİ OTOMATİK OLARAK HAPSE ATIYORUZ, OLMAYAN ADALETİN BAKANLIĞINA NE GEREK BÜTÇE.

Lüzumsuz bakanlığa gelelim Adalet Bakanlığı. Konuşanı, düşeni, yazanı hepsini otomatik olarak hapse atıyoruz. Mahkemeye falan ne gerek var. Boşuna bütçe harcıyoruz. Zaten adalet yok, mübaşirler kalır, gerisini vergiden düşeriz. Olmayan adaletin bakanlığına ne gerek bütçe.

Ekonomi Bakanlığı komple kalksın. Yumurta enflasyonu yüzde 43, kuru soğan yüzde 32, et yüzde 62, bakanlığın enflasyonu yüzde 12. Açlık sınırı, işsizlik hep rakam. Büyüme yüzde 12. Ararız direk TÜİK başkanını, onun da başkanı atanmadı ama sıkıntı yok hallederiz, sıralar rakamları.

Çalışma Bakanlığı, adına bak, baktığı konuya bak. Taşeron, SGK, yoksulluk sınırı olmuş asgari ücretin yarısı. Bakanlık, çalışmamaya devam ettiği için otomatik olarak onun da bütçesini vergiden düşelim.

Sağlık Bakanlığına el değdirmem. Orada biraz sıkıntılar var. Randevu alamıyorsun, randevu alsan doktoru bulamıyorsun, doktoru bulsan ya dayak yiyorsun ya dayak atıyorsun. Sağlık Bakanlığının bütçesi kalsın. Şehir hastaneleri yapıp, insanları hasta edip, hasta edemezseniz de parasını ödeyeceksiniz. O bakanlığa lafım yok."

ELMASTA ALTINDA PIRLANTADA VERGİ YOK EKMEKTE SUDA GAZOZDA VERGİ VAR BU VERGİLER BU BÜTÇE YA PADİŞAHA YA MEZARCIYA YARAR

"Bu vergileri azaltmak bu ülkede mümkün değil. Neden mi? Elmasta, pırlantada altında vergi yok. Serbest. Kefen de var. Lütfen ölenler pırlantaya sarılsın çünkü kefen de yüzde 18 KDV var. Ekmekte var, gazoz da var, su da var. O yüzden bu bütçe, bu vergi düzeni iki kişiye yarar.

BASMACI KONUŞMASINI BİR HİKAYE İLE ÖZETLEDİ

Zamanın birinde padişah tebdili kıyafet dolaşmaya çıkmış. Kahvenin birinde bir adam görmüş. Önünde börekler, çörekler.

'Ya arkadaş sen iyi kazanıyorsun galiba' demiş padişah.

'Evet, çok iyi kazanıyorum. Padişahım sağ olsun.'

'Allah Allah', demiş. 'Padişah vergileri arttırır, asgari ücreti iyice aşağı çekerse kaç kazanırsın?'

'Of, beş kazanırım.'

'Nasıl olur? Peki, vergileri biraz daha arttırır, enflasyonu yükseltir, kemerleri sıkarsa?'

'O zaman 10 kazanırım.' demiş adam.

'Bire zındık sen benimle eğleniyor musun? Ne iş yapıyorsun sen?'

'Efendim, ben mezarcıyım.'

İşte bu vergiler, bu bütçe ancak mezarcıya ya da padişaha yarar."

"Biz bunu hak etmiyoruz" diye AKP Milletvekillerine seslenen Basmacı, terörü bitiremediniz, KHK'larla insanları içeri attınız, etrafınızda ne kadar insan varsa ayrıştırdınız. Yakında teslim edeceğiniz hükümette son günlerinizi yaşıyorsunuz. Tek duam şudur, bu ülkeye daha fazla zarar vermeden, değerlerini yok etmeden gidersiniz. Artık makam için değil, vatan için çalışma zamanınız geldi. Eyy AKAPE vekilleri ilahi adaletin zaman aşımı yoktur. Bunu sakın unutmayın." İfadelerine yer verdi.